Free CSS Navigation Menu Designs 1 at exploding-boy.com
H İ Z M E T L E R İ M İ Z Free Menu Designs - e-lusion.com
DAHA ÇOK SAĞLIKLI BİR HAYATA............................... Tel:+90(462)7217887....


 

                          Çocuk ağız  ve diş sağlığı

                                            

 

Türk Diş Hekimleri Birliği verilerine göre, Türkiye’de 12 yaşındaki çocukların yüzde 84’ünün dişlerinde çürük ve dişeti problemleri  bulunmaktadır.

Diş çürükleri önemli ve önlenebilen bir hastalıktır.  Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ), 2015 yılı için dünya genelinde problemli dişler için belirlediği oransal hedefin 12 yaş grubu çocuklarda ortalama 3 problemli diştir. Ayrıca  DSÖ verilerine göre problemli diş sayısı ortalamasının İngiltere’de 0.9, İspanya’da 1.1, Belçika’da 1.1, Fransa’da 1.9, Yunanistan’da 2.2, Türkiye’de ise 5-6   dır.

12 yaş grubunun yüzde 84'nün dişleri çürük

DSÖ’nün tüm dünyada problemli dişler için verdiği 2015 yılı hedefini, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin şimdiden yakalamışken, "Türk Diş Hekimleri Birliği verilerine göre, Türkiye’de 12 yaş grubunda nüfusun yüzde 84’ünün dişlerinde 5 ya da 6 çürük bulunuyor. Çocuklar ilk süt dişlerini çıkardıklarında, ağız sağlığı bakımına başlanmalı. Araştırmalara baktığımız zaman 2-7 yaş arasındaki çocukların sadece yüzde 18.8’inin diş hekimine gitmiş olduğunu görmekteyiz. Yine 2-7 yaş grubu çocuklar arasında dişlerini günde 1 kez fırçalayanların oranı yüzde 19.9 iken, hiç fırçalamayanların oranı yüzde 40 civarındadır. Diş sağlığını tam anlamıyla yaygınlaştırmada, okul ortamında çocuklarımızı bilinçlendirmek büyük önem taşıyor. Koruyucu bakım, yani çocuklara florid uygulamalar yapılması, yüksek risk grubunda olan çocuklara ise ek olarak yüzey örtücü uygulanması, çocukları diş çürüğünden korumaktadır. İsviçre ve İskandinav ülkelerinde okullarda bir diş hekimi bulunmaktadır. Ayrıca, aileler çocuklarına koruyucu uygulama yaptırmak zorundadır."

Kişi başına düşen diş macunu kullanım

Türkiye’de yıllık diş macunu kullanım oranının kişi başına halen 75 gram düzeyinde iken , İskandinav ülkelerinde ise bu rakamın 400 grama ulaşmıştır.

 

 

 

  

Çocuklar genellikle doktor ve özellikle diş hekimine gitmekten korkarlar. Onlara anlatılan hikayeler, doktor ve iğneyle korkutma tehdit etme sonucu zaten var olan endişeleri korkuya dönüşmektedir. Günümüzde kullanılan birçok yöntem bu korkuların geçmişte kalmasını sağlıyor. Teknolojinin gelişmesiyle üretilen yeni alet ve malzemeler tedavi sırasında hissedilen ağrı ve rahatsızlığı çok aza indirgiyor.Diş hekimine gelen çocuklar memnun ve korkusuz ayrılarak bir sonraki seansına isteyerek ve korkmadan gelebiliyorlar.

 

Sevgili anne ve babalar;Çocuklarda süt dişleri aşağı yukarı 6-8 aylıkken sürerler.

2,5-3 yaşında çocuklarda 20 adet süt dişi vardır. Süt dişlerinin görevi; çocuğun beslenmesinin,konuşmasının, görüntüsünün düzgün olmasını sağlamaktır.Ayrıca kalıcı dişlere yer tutmak ve sürerken onlara rehberlik etmektir. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk ve rehberlik ortadan kalkmaktadır Süt dişlerinin erken kaybedilmesi çene yapısını ve diş dizimini bozar. Ayrıca çocuk rahat çiğneyemediği için beslenmesi ve gelişimi etkilenebilir.Bu nedenle süt dişleri değişme zamanına kadar çürüksüz olarak korunmalı,çürük varsa mutlaka tedavi ettirilmelidir.

 

 

Bebeklerde süt dişlerinin sürmesi sırasında genelde salya akıntısı, iştahsızlık, huzursuzluk, uykusuzluk, ishal, ateş, çene veya yüzde kızarıklık, hafif öksürük gibi sıkıntılar yaşayabilirler. Bu sıkıntılar dişler sürmeden 2-3 ay önce başlayabilir. Bunların ne olduğu ve ne kadar ağrı oluşturacağı konusu çocuktan çocuğa farklılık gösterir.Bu dönemde dişlerini kaşıyabileceği bir şeyler vermek en doğrusudur.Damaklara  soğuk masajda  rahatlatır  çocuğu. Çok gerekli ise doktor önerisiyle jeller  kullanılabilir.

 

 

 

Çocukların dişleri neden daha kolay çürüyor?

 

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.
Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebile sıcak soğuk hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.
Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.
Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.

Süt dişlerindeki çürükler ; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir . Ayrıca bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir.

 


Süt dişlerindeki çürükler neden tedavi edilmeli?

 

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı,kötü koku çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar.  Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride,diş çapraşıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.Vaktinden  önce  çekilen  süt  dişlerinin yerlerinin korunması  gerekir.Süt  dişleri  korudukları  yeri  alttan gelecek  daimi  dişler için korurlar.Erken  çekimlerinde  bu  yerler  yer tutucularla  korunmalıdır.  

Yer tutucular:

Yer tutucular, herhangi bir sebepten dolayı erken kaybedilmiş süt dişlerinin ağız içindeki yerlerini korumak için yapılan sabit veya hareketli apereylerdir. Çekilen süt dişi boşluğunun diğer dişler tarafından kapatılmasının önlenmesiyle, ilerde ortodontik problem (dişlerde çapraşıklık) yaşanma riski azaltılmış olur.

 

 

 

 

 

Çocuklar dişlerini nasıl fırçalamalıdır?

 

Dişlerinize çok önem veriyorsunuz ve çürüklerin önüne geçmek için her yemek sonrası vakit kaybetmeden fırçalıyorsunuz. Bu durum ilk bakışta diş sağlığını korumak için mükemmel bir yöntem olarak görünebilir. Ancak  yemek sonrası hemen dişlerin fırçalanması diş yüzeyinden bir miktar maddenin kalkmasına,dişlerin aşınmasına sebep olarak diş sağlığını bozuyor.

Ağız diş sağlığının korunmasının temelinde temizlik ve diş bakımı yatmaktadır. Yalnız yemeklerden ve asitli içeceklerden hemen sonra dişleri fırçalamaktan kaçınılması gerekmektedir.  “Çünkü bu tür gıdalardan sonra yaklaşık bir saat diş minesi asit saldırısı altında olup minenin yumuşadığı ve hemen yapılan fırçalamanın diş yüzeyinden bir miktar madde kaldırdığı bilinmektedir. İngiltere’de yapılan bir araştırma neticesinde 5 yaşındaki çocukların yüzde 53’ünde diş erozyonu saptanmıştır. Gazlı içecekler dışında meyve suları da dişlerde erozyon riskini artırmaktadır.

 

 

 

 

Dişlerinizi kapatıp, yuvarlak hareketlerle ön dişlerinizin görünen yüzlerini fırçalayın.

Yine dişleriniz kapalı iken yuvarlak hareketlerle her iki taraftaki arka dişleri de fırçalayın.

Ağzınızı açıp, arka dişlerinizin çiğneyici yüzeylerini ileri geri hareketlerle fırçalayın.

Alt ve üst arka dişlerinizin iç yüzeylerini süpürme hareketi ile fırçalayın.

Alt ön ve üst ön dişlerinizin arka yüzeylerini ancak diş fırçasını dik tutarak fırçalayabilirsiniz.

 

 

 

Çocuklar için nasıl bir diş fırçası seçilmeli?

Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Eskimiş bir süpürgeyle süpürme işlemi nasıl yapılamazsa, eski bir fırçayla da dişler fırçalanamaz. Fırça kılları aşınır aşınmaz (Ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir.

Çocuğuma dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım? 

 

Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.

Çocuklarda hangi diş macunu ne kadar kullanılmalıdır?


Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu  kullanımı önerilmez. Diş macunu kullanımına üç yaşından sonra başlanmalıdır.Ancak reklamlarda gördüğünüz gibi 3-5 cm. değil, bir leblebi kadar macun fırçalama için yeterli olacaktır.
Diş macunu kullanımına başlandığı dönemde, florürlü diş macunlarından herhangi biri tercih edilebilir. Önemli olan çocuğun seçilen macunun tadını sevip istek duymasıdır.
Fırçalama işleminde macundan çok, etkili bir fırçalama işleminin önemli olduğunu unutmamak gerekir.

 

Süt dişleri 6-7 yaşında değişmeye başlar. 6-13 yaş arası karışık dişlenme dönemidir. Bundan sonra süt dişleri yerini

kalıcı dişlere bırakır. 6 yaş civarında süt dişlerinin en arkasından alt-üst çenede,sağ-sol dalmak üzere dört adet 1. büyük azı dişleri (6 yaş

dişleri) çıkar. Çok erken yaşta çıktıkları için süt dişleri ile karıştırılabilir.Halbuki ömür boyu ağızda kalan ve çiğnemenin

merkezi olan ilk kalıcı dişlerdir. Bunların korunması gereklidir. Bu dişleri korumak için fissür örtücü denilen dişi çürüğe karşı koruyan uygulamalar yapılmalıdır.

 

Çocuklarda daimi dişlerin Önemi

Çocuklarda genellikle ilk daimi diş 6 yaşında süren birinci büyük azı dişidir.6 yaş çocukların henüz ağız hijyenini çok iyi sağlayamadıkları bir yaştır,buna rağmen çocukların ağzında ömür boyu kullanacakları ilk daimi dişleri ağızdadır.

Çocuğumu diş çürüklerinden nasıl koruyabilirim?

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı yada ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; “fissür örtücü" dediğimiz malzemedir.Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir.Süt azı dişlerine ve özellikle 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine uygulanabilir.

Fissür Örtücü (Diş ojesi):

Süt azı dişleri,daimi büyükazı ve küçükazı dişlerinin çiğneme yüzeylerindeki oluk ve çukurcuklar çürüğe yatkın alanlar oluştururlar.Bu oluk ve çukurcukların kapatılması amacıyla uygulanacak olan fissür örtücü materyaller ile bu disler % 95 gibi oldukça yüksek bir yüzde ile çürükten korunacaklardir. Fissür örtücüler tüm daimi azı ve küçük azı dislerine uygulanabilir. Dishekimi yılda iki kez yapacagi rutin kontrollerde fissür örtücülerin yerinde durup durmadigini kontrol eder, gerekli görürse uygulamayi tekrarlar.
Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

 

 

 

Yüzeyel(Topikal)floruygulamasi:
Flor, dis minesini kuvvetlendirerek disi asit ataklarina karsi korur ve dolayisiyla dis çürüklerinin olusmasini önlemeye yardimci olur. 3 yasindan itibaren yilda iki kez dislerin tüm yüzeylerine dishekimi tarafindan jel kivaminda bulunan flor jeli uygulanir. Çocuklar için oldukça eglenceli ve dishekimi korkusunu azaltan bir koruyucu uygulamadir.

Çocuklarda bazı ağız ve diş problemleri :

1) Diş Gıcırdatma:

  • Nedenleri
    Stress, agresif, takıntı veya sıkılgan kişilik yapıları, anne-babası diş gıcırdatan çocuklar bu alışkanlığa daha eğilimlidir.
  • Belirtileri
    Dişlerde aşınma, uyurken çıkartılan gıcırdatma sesleri, yüz kaslarında ağrı, çene ekleminde problemler, baş ağrısı, dişlerde sallanma ve hassasiyet.
  • Tedavisi
    Öncelikle psikolojik açıdan diş gıcırdatmaya yol açan faktörler ortadan kaldırılmaya çalışılır.


    Bu başarılamaz, hastaya takıp çıkartılabilien bir gece plağı yapılır.

2) Parmak Emme:

                                                  

  • Nedenleri: Parmak emme küçük yaşlarda sık görülen bir alışkanlıktır. Genellikle dört yaşına kadar kendiliğinden ortadan kalkar. Alışkanlığın sürekli dişlerin çıktığı yaşlarda da sürmesi, bu dişlerde ve damakta yapısal bozukluklara yol açar. Bu bozuklukların nedeni parmağın ön dişlere ve damağa uyguladığı başınçtır. Ortaya çıkan bozukluğun derecesi emmenin süresine, sıklığına, şiddetine ve emme sırasında parmağın pozisyonuna bağlıdır. Alt ve üst dişler arasında boşluk oluşur  üst  dişler  öne  itilir  buna  bağlı üst  dudakta  önde  konumlanır.       
  • Tedavisi:
    Parmak emmeyi önlemenin en etkili yolu parmak emmeye eğilim gösteren çocuğu emziğe alıştırmaktır. Emziğin hem verdiği zarar daha azdır, hemde daha kolay bırakılabilir.
    Tedavinin zamanlaması çok önemlidir. Çocuğun kendisi bu alışkanlıktan kurtulmayı istemedikçe, tedavinin başarıya ulaşması imkansızdır.
    Çocuğun çevre baskısına uğramaması ve alay edilmemesi için okul çağından önce bırakması psikolojik yönden çok faydalıdır.
    Çocuk baskı altına alınmadan cesaretlendirilerek, ödüllendirilerek pozitif yönlendirilmelidir.
    Eğer her şeye rağmen 6 yaşına kadar alışkanlık kırılamamışsa diş hekimine başvurularak profesyonel yardım alınması gereklidir.

 

3) Emzik

Bebekler için emmek rahatlamanın ve güven içinde hissetmenin en doğal yoludur.
Eğer bebek parmak emme eğilimi gösteriyorsa, derhal emziğe yönlendirilmelidir. Emzik parmak emmeye göre hem daha az zararlıdır; hem de sonraki yaşlarda daha kolay bırakılabilir.
Emzik günün büyük bir bölümünde değil, sadece gerekli olduğunda verilmelidir.
Yapısal bozukluklara yol açmamak için, mümkün olduğu doğal meme yapısındaki emzikler seçilmelidir.
Emziklerin yapısının sağlamlığı her gün kontrol edilmelidir.
Emziğin büyüklüğü ağzın yapısına uygun olmalıdır.

4) Biberon çürüğü

Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?

Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

 

                          

                                

Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?

Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.

Bunlar nelerdir?

  • Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin. Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.
  • Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
  • Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
  • İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.

Biberon çürüğünün önemi nedir?

Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.En uygunu  aşağıdaki  gibi tedavi  edilmeleridir.

     

Biberon emmediği halde bebeğimin dişleri çürüdü neden olabilir?

Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler sürdükten sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.





BUNLARI SAKIN UNUTMAYIN !!!

  • Bebeğinize gece son beslenmesinde şekerli gıdalar vermeyin.
  • Biberonla süt içirdikten sonra ağız temizliği için su içirin.Bir parça peynir verin.
  • Emziği kesinlikle şekere, bala, pekmeze batırmayın.
  • Beslenme sırasında bebeğinizin kaşığını ağzınıza almayın, lokmaları ağzınızdan çıkarıp bebeğe vermeyin.
  • Çocuğunuza şekerli yiyecek ve içecekleri iki öğün arasında vermeyin.
  • Her beslenmeden sonra su verilerek ağız içinin temizlenmesi sağlayın.
  • Bebeklere bir yaşından sonra emzik ile biberon bıraktırılmalı, bardak ve kaşık kullanarak beslenmeye

Alıştırılmalıdır.

  • Çocuğun doğumundan itibaren her beslenmeden sonra ağız içi ıslak gazlı bezle temizlenmeli,bu işlem süt dişleri

sürdükten sonrada devam etmelidir.

  • İki yaşından itibaren sizin kontrolünüzde günde iki defa dişlerini düzenli fırçalatın. Çocuğunuzun yaşına uygun diş

fırçası ve macunu seçin.

  • Diş macununun miktarı bezelye büyüklüğünde olmalıdır.
  • Çocuğunuzun diş macununu yutmamasına dikkat edin.
  • Korucu flor uygulaması için dişhekiminize başvurun.
  • Süt dişlerinde çürük varsa mutlaka tedavisini yaptırın.
  • 6 yaşında süt dişlerinin en arkasından süren,ömür boyu ağzımızda kalması gereken 6 yaş dişlerine fissür örtücü

uygulatın.çürük var ise mutlaka tedavi ettirin.

  • Çocuğunuzu altı ayda bir dişhekimi kontrolüne götürün.

 

 

 

ÇOCUKLARDA DİŞ SAĞLIĞI VE DENGELİ BESLENME

Çocuklarımızın beslenmesi bebeklik döneminden başlayarak büyüme ve gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Çocukluk döneminde ağız ve diş sağlığı açısından dikkat edilmesi gerekenlerin başında dengeli beslenme ve ağız hijyeninin sağlanması gelir. Dengeli beslenme için bütün besin gruplarından eşit oranda faydalanmak ve özellikle çürük yapıcı olduğu bilinen karbonhidratlı yiyecekleri ana öğünler dışında sıkça tüketmemek gereklidir. Öğün aralarında atıştırılan şekerli gıdalar veya cips,kraker gibi nişasta içeren ve dişler üzerine yapışan besin maddeleri çocuğumuz dişini fırçalayana kadar geçen süre içerisinde metabolize olarak çürük başlatıcı ortamın hazırlanmasına katkıda bulunur.
Okul öncesi çocuklarda ençok tüketilen gıdalar süt ve süt ürünleri olmalıdır. Sütün çürük oluşumunu önleyici etkisi vardır. Aynı zamanda peynirinde çürük önleyici etkisi yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Çocuklarda diş çürüklerinin artmasının en önemli sebebi fazla miktarda şekerli gıdalarla beslenmedir.

Çocuklarda yaygın çürükler görülmesinin bir başka nedenide biberon çürükleridir. Okul öncesi dönemdeki birçok çocuğun gece biberon ile birlikte uyuduğu tespit edilmiştir. Beslenme döneminde biberon ile şeker içeren bal, pekmez, reçel ya da bisküvi gibi gıdalar katılmış süt veya meyve suyu verilmesi çürük riskini en çok artıran unsurlardandır. Bu gıdaların yerine, eğer mümkün ise biberonla sadece süt ya da su verilmesi çürük oluşumu açısından daha koruyucu bir yaklaşım olacaktır. Özellikle uykudan önce uykuya dalışı kolaylaştırmak için bu tip şeker içeren gıdaların kullanılması sonucunda uyku sırasında geçen süre içerisinde bu karbonhidrat içeriği, ağız ortamında asit ataklar yaratarak çürük oluşumunu hızlandırır,buda ağızda fazla sayıda yaygın derin çürüklerin oluşmasına sebeb olur. Erken yaşta oluşan bu çürükler mutlaka tedavi ettirilmelidir. Eğer tedavi edilmezlerse süt dişlerindeki çürük alttan gelen daimi dişi de etkileyerek yapısında bozukluklara sebep olur.
Kola meyve suyu gibi asitli içecekler dişin koruyucu tabakası olan mine yüzeyinde aşınmlara ve çözünmelere sebep olur. Taze meyve suyu ve meyve özlü içeceklerde yüksek şeker ve meyve asidi içeriklerinden ötürü yüksek çürük yapma potansiyeline sahiptirler. Meyve suyu veya kola içtikten sonra çocuklar en azından bol su içmeye yada bol su ile ağızlarını çalkalamaya özendirilmelidir.
Dengeli beslenme kurallarına tam uyularak gerçekleştirildiğinde çocuk diş sağlığı için gerekli tüm mineral ve vitaminleri yiyeceklerden temin etmiş olur.

 

Çocuklarda diş yaralanmalarında ne yapılmalı  ?

Çocuklarda dişlerin zarar gördüğü kazalarda zaman kaybetmeden müdahalede bulunulmalıdır. Doğru tanı konması çok önemlidir. Bunun için hekiminiz size, kazanın ne zaman ve nerede olduğunu, darbenin ne taraftan geldiğini, kaza sonrası baygınlık, kusma, hafıza kaybı vb. olup olmadığını soracaktır.  Verilen bilgiler doğrultusunda en doğru tedavi uygulanabilecektir.
Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir. Bu durumda yapılabilecekler;

  • Yerinden çıkan diş bulunmalıdır.
  • Bulunan diş taç(Kron) kısmından tutulmalıdır. Dişi kök kısmından tutarak buradaki dokuların daha fazla hasar görmesine neden olunmamalıdır. Eğer dişin kök kısmındaki dokular fazla hasar görürse dişin yuvasına tutunması mümkün olmaz.Kron kısmından tutulan dişin üzerinde bulunan yabancı maddeler akan su altında yıkanmalıdır.
  • Diş yüzeyinin temizlenmesi sırasında ovalama işlemi yapılmamalı ve kesinlikle fırça kullanılmamalıdır
  • Öncelikle dişi yuvasına yerleştirmeye çalışılmalıdır.
  •  Dişi yerine yerleştirirken aşırı kuvvet uygulanmamalıdır. Aksi taktirde diş ve diş yuvasında ciddi hasarlara neden olunabilir.
  • Diş yuvasına yerleştirilebilmişse yerinde sabit kalabilmesi için üzerine temiz bir gazlı bez koyularak ısırtılmalıdır.
  • Bu şekilde en kısa zamanda dişhekimine başvurulmalıdır.
  • Eğer diş yuvasına yerleştirilememişse diş hekimine gidinceye kadar süt ya da su içerisinde korunmalıdır.
  • Yerinden çıkmış dişi tekrar kazanılması için diş dokularının fazla zedelenmemesi ve mümkün olduğunca çabuk diş hekimine baş vurulması gereklidir.
  • Uygun şartlarda korunmuşsa ve en geç yarım saat içerisinde diş hekimine ulaştırılmışsa dişin tekrar kendi yuvasına yerleştirilerek (reimplantasyon) ile kurtulma şansı oldukça yüksektir.

 Çocuk dişlerinde acil durumlar            

  • Diş Ağrısı:
    Ağrıyan dişin çevresini temizleyin. Ilık tuzlu su ile gargara yaptırın ve eğer varsa sıkışmış  yiyecek artıklarını diş ipi ile uzaklaştırın. Asla dişin üzerine aspirin ya da benzeri ilaçlar koymayın. Çocuğunuza daha önce de denemiş olduğunuz bir ağrı kesici verin ve en kısa sürede bir diş hekimine götürün.
  • Isırılmış Dudak, Dil, Dudak Yada Yanak:
    Yaralı bölgeye buz koyun. Eğer kanama varsa, temiz bir gazlı bez ile hafifçe basınç uygulayın. Kanama 15 dakika içinde durmazsa diş hekiminize başvurun.
  • Diş Tümüyle Çıkmışsa:
    Dişi bulun. Köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın. Diş hekimine gidene kadar dişi saklamak için en ideal ortam süttür. Temiz bir kapta sütün içinde koruyarak en kısa sürede diş hekiminize gidin.
  • Süt Veya Sürekli Dişlere Travma:
    Hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Travmalardan sonra her kaybedilen saat oluşan hasarı büyütmektedir.
  • Diş Hekiminize ulaşana Kadar:
    Yarayı ılık su ile temizleyin. O bölgeye soğuk kompres uygulayın. Varsa Kırık diş parçalarını saklayın.

  • Süt dişleri toplam 20 tanedir.
  • Süt dişlerinin aralarının açık olması normaldir. Bunun nedeni yerlerine gelecek daimi dişlere yer sağlamaktır.
  • Süt dişlerinde de çürük oluşabilir. Bu çürüklerinde mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
  • Süt dişleri iltihaplanmış ise önce kanal tedavisi denenmeli, mümkün olmazsa diş çekilmelidir.
  • Süt dişleri zamanından önce çekilirse, alttan gelen daimi dişe yer kalmaz ve yer darlığı oluşur.

 




Site İçeriğinde Bulunan Bilgiler, Bilgilendirmek İçindir. Bu Bilgilendirme,
Kesinlikle Hekimin Hastasını Tıbbi Amaçla Muayene Etmesi veya Tanı Koyması Yerine Geçmez.